/  Genel  /  ZAMANIN SESSİZLİĞİ
Genel, Şiirler

ZAMANIN SESSİZLİĞİ

Yazar
Yavuz Adugit
yadugit
2

Gün erken bitsin isterdim, gece erken gelsin… Ne ki hemen sonra bu acil istekten şaşar, doğruluğun yoluna sapardım. Gecenin erken gelmesine gerek yoktu, yeter ki şeylere maruz kalma mecburiyetim tamama ersindi. Geceyi ben getirirdim; ne de olsa yatak üstünde mutlak bir hakimiyetim vardı. Bu öyle çok şey demekti ki! Uzanırdım, heyecanla… Başımı yorganın içine gömer gömmez yepyeni bir dünyanın hafif aralıklı kapısından içeri süzülürdüm. O andan itibaren bütün gün eksik kalmış her şeyi tamamlardım. Sabırla. Hiç zahmetsiz… Daha gerçeği keşfetmeden, gerçekliğin eksikliklerini keşfeden minik bir zihin bocalamaz. Düşlerin enginliğinden temin ettiğim malzemeyle bütün dünyaların en iyisini inşa ederdim. Mutlu yüzler, narin gülücükler, sıcacık öpücükler… Çok merhametli davranırdım kendime, hesapsız cömert… Fakat hayallerin lütfettiği malzemeler neden bu kadar zariftir? Yazık, çok yazık! Zarif şeylerin kırılgan ve kısa ömürlü olması trajik duyguların habercisidir. Gece bin bir zahmetle kurduğum o eşsiz dünya günün ilk ışığıyla başıma çökerdi. Ah benim hiçbir yasak karşısında acze düşmeyen düşlerim, gün ışığı karşısında nasıl da gardınızı alıyorsunuz! Günün gelişini erteleyememe zaafım, o nadide yeteneğimin geceyi istediğim an getirme gücümün imtiyazını elinden alırdı. Belirsiz bir korkuyla uyanırdım. Yıllarca… Şimdi bütün sabahları metafizik bir ezberle uyanıyorum. Fakat artık her şeyi daha net görüyorum; kalbimin gelecek tarihini bile biliyorum. İnanın bana! Artık anlıyorum; cellâdımın silueti sabahlarımı gölgeliyormuş. Diğerlerinin kolektif bilinci; ah şu soysuz değer yargıları, tinin pis-kokulu girdabı… Narin bedenim uzun yıllar dayanacak kadar yabancıydı ağırlığınıza, fakat biriken yük nedeniyle edindiği alışkanlık direncini kırdı. Ah “insanlık”, ah şu bitimsiz yaygara…  İşte, ölüyorum! Ve ölüm nedenimi arıyor gülünçlüğünü yalnızca birkaç suskun kişinin bildiği sağduyu. Halbuki toplumsallığın tarihi ölüm şeklimizin kayıt defteridir. Bakın kan damlıyor değer yargılarınızdan sizin, ey ilahi mimarın harabeleri!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir